Sedef tedavisinde bitkisel yöntemlerin yeri

Sedef hastalığı ile ilgili gelişmelere, son dönemde yeni tedavi ajanlarının eklenmesiyle birlikte, bu hastalığın tedavisinde yüz güldürücü sonuçlar alınıyor.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Server Serdaroğlu, son gelişmelerin etkisiyle tedaviye yanıtsız hasta kalmadığını söylüyor. Hangi hastaya ne tür bir tedavi uygulanacağı ve hastanın tedavisi sırasındaki takibinin nasıl olacağı konusu, bunlarla ilgilenen dermatoloji uzmanının önemini daha da artırıyor.

Sedef nasıl teşhis ediliyor?

Sedef hastalığının teşhisi, tipik yerleşim yeri ve tipik lezyon şekliyle kolaylıkla yapılabiliyor. Bu durumda çoğunlukla tırnak bulguları yol gösterici oluyor. Sedefle karışabilecek bazı hastalıklarda ise deriden yapılabilecek biyopsi ile kesin tanının doğrulanması mümkün hale geliyor.

Prof. Dr. Serdaroğlu, “Elimizdeki yöntemler sedef hastalığını tamamen tedavi etse bile, hastalığın tekrarlaması konusunda kesin önleyicilikleri bulunmuyor” diye konuşuyor. Bu tür durumlarda uzun süreli veya aralıklı tedaviler kullanılıyor.

Işık tedavisi kullanılıyor

Her sedef hastası için başarılı sonuç verecek bir tedavi yönteminin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Serdaroğlu, en sık sürme ilaçlarla yapılan yerel tedavilerin uygulandığını söylüyor. Vücudun yüzde 10’undan daha az oranda tutulumu olan hastalarda; öncelikle yerel olarak sürülen kortizonlu ilaçlar, vitamin D analogları ve antralin gibi maddeler içeren kremler kullanılıyor. Bu tedavilere yanıt vermeyen hastalar için ise ‘fototerapi’ adı verilen yapay güneş ışığı (ultraviyole ışığı) tedavilerinden yararlanılıyor.

Hap ve iğne gerekebilir

Bütün bu tedavilere yanıt vermeyen ve yaygın şikâyetleri olan hastaların iyileşme süreçlerinde ise sistemik tedaviler de (hap ve iğneler) çok önemli bir yer tutuyor. Vücudun yüzde 10’undan fazlasını tutan lezyonlar söz konusu olduğunda, hastalığın kişisel durumu ve doktorun tercihine göre hap veya iğnelerle yapılan sistemik tedaviler kullanılıyor.

Yüz, el ve genital olarak tanımlanan özel yerleşim bölgelerinde ve hastanın yaşam kalitesini ciddi oranda etkileyen durumlarda ise yüzde 10 kuralına bakılmaksızın doğrudan sistemik tedavilere geçilebiliyor.

Prof. Dr. Serdaroğlu, bitkisel tedavilerin etkisi hakkında şunları söylüyor: “Kliniğimize dönem dönem bitkisel tedavi sonrası mevcut şikâyetlerinde artma olan ve durumu kötüleşen hastalar başvuruyor. Elimizde bitkisel tedavinin kullanım şekli, dozu ve içeriğiyle ilgili bilimsel veri bulunmadığı için hastalarımıza bu uygulamayı tavsiye etmiyoruz. Bu tedavilerin bitkisel olmaları, zararsız oldukları anlamına gelmiyor.”

Uzman takibi şart!

Sedef hastalığı, tedavisinde deneme-yanılma yapılabilecek önemsiz bir hastalık olmadığı için çözümün mutlaka bilimsel ve kanıtlı tıp içinde aranması gerekiyor. Hastalık çoğunlukla kronik bir seyir izlediği için mutlaka bir deri hastalıkları uzmanı tarafından takip edilmesi gerekiyor.

İlaçların yan etkilerine dikkat!

Sedef hastalığının tedavisinde son birkaç yıldır biyolojik ajanlar kullanılıyor. Bu ilaçların yeni geliştirilmiş olan özel sedef hastalığı ilaçları olduğunu dile getiren Prof. Dr. Server Serdaroğlu, “Bunların mutlaka deneyimli doktorların denetiminde kullanılması gerekir” diyor.

Sedef hastalığının tedavisinde bazı sistemik ilaçların çok düşük oranda da olsa yan etkiler yaratabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Serdaroğlu, “Bu tedavilerin uygulandığı hastalara başlangıç aşamasında taramalar yapılıyor. Olası yan etkiler düzenli aralıklarla doktor tarafından değerlendirildiği için en küçük şüphe durumunda bile ilaçlara hemen ara veriliyor” diye konuşuyor.

Cerrahpaşa’da yeni birim

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde Dermatoloji Anabilim Dalı bünyesinde yeni kurulan sedef hastalığı biriminde, hastalar deneyimli doktorlar tarafından randevu sistemiyle takip ediliyor.

Her hasta için bilgisayar kaydı tutulup dosya açılıyor ve arşivleme yapılıyor. Böylece hastanın sedef hastalığıyla beraber bulunacak hastalıklar açısından taranması ve tetikleyen faktörlerden uzaklaşması sağlanıyor.

Başlanan tedaviler takibe alınıyor ve gerekli durumlarda yönlendirme yapılıyor. Sedef hastalığının düzenli ve bilimsel takibi, hastalara büyük yarar sağlıyor.


Yorum bırak